Haberİşlemi.com

Tarafsız ve Şeffaf Haber







Advertorial

Türkçe Çeviri Sürecinde İngilizce Sözlük Kullanım Alanları

Çeviriye yönelik dilbilimsel yaklaşımların amacı, çeviri sürecini toplum dilbilim, edim bilim ve bilişsel dilbilimden yola çıkarak açıklamaya yöneliktir. Bundandolayı, Türkçe çeviri eğitimiyle ilgili yayınlar çeviri sürecini çevirilerdeki dilsel verilerden yola çıkarak inceler. Bu ise, dilbilim odaklı yaklaşımların eşdeğerlik, kayıp, kazanç, girişim, eşdizimli sözcük veya deyimlerin çevrilmesi gibi konulan “dili” temel alarak incelediğini gösterir. Dilbilimsel yaklaşımlar “süreç odaklı bir yaklaşımı” hedef almakla birlikte, profesyonel çevirmenlerin refleks şeklinde karar alma yetilerinin gelişmiş olması, “anlık süreçlerin kapalı” olmasına neden olur. Bu yüzden dilbilim alanında anlık işlemlerin “ürün odaklı” yöntemle incelendiği görülür. Öte yandan İngilizce çeviri alanındaki gelişmeler bu kapalı sürecin çeviri edinci tam gelişmemiş çevirmen adaylarının sesli tutanaklarından veya anket gibi yazılı belgeleri aracılığıyla incelenebileceğini göstermiştir. Bu yaklaşım, ileriye dönük hedefleri olan çeviri eğitimi açısından irdelendiğinde, çevirmen adaylarının büyük ölçekli kararlar aldığı üst bilinçlerini geliştirmeye yaradığı gibi, profesyonel yaşamda kendilerini gerekçelendirerek güven duygusu kazanmalarım da yol açar.

Bununla birlikte, bilgi teknolojileri alanında çeviriye değin elektronik araçların giderek yaygın kullanımı, istihdam açısından çeviriye gereksinim duyulan alanların sanayi ve bilgi aktarımına kayması, çeviri eğitiminde dilbilimsel yaklaşımların ve eşdeğerlik kavramının yeniden gündeme gelmesine yol açmıştır.Çeviride eşdeğerlik kavramı özgün metinle çeviri metin arasında biçimsel olarak bire bir eşitlik düşüncesini akla getirir. Dilbilimsel yaklaşımların başlangıç aşamasında görgül bilimlerin etkisiyle “eşitlik” arayışına girildiği gözlemlenir. Zaman içerisinde bu arayış dillerin yapısal, mantıksal farklılıkları yanışım kültürel farklılıkları arasındaki uçurumlar anlaşıldıkça yerini “benzerlik” kavramına bırakmıştır.Eşdeğerlik ölçütüne dayalı modeller başlangıç aşamasında kaynak ve çeviri metin arasındaki biçimsel ilişkilerden, başka bir deyişle metinler arası yüzeysel ilişkilerden yola çıkmıştır. Bu ise, dil ve kültürlerin doğasındaki devingenliğe aykırı bir durum olarak çeviri işlemlerinde “durağanlığa” neden olmuştur. Oysa iletişimsel etkileşimin en yoğun yaşandığı günümüz “bilgi çağında” İngilizce sözlükkullanımı çok önemli bir hale gelmiştir. Metin dışı öğelerin göz ardı edilmesi, bilginin evrensel olarak belirli bir zaman aralığında eksiksiz ve doğru olarak paylaşılmasını engeller. Üstelik eşdeğerlikten yola çıkan kuramlar, arasındaki tutarsızlıklar da bu kayramla ilgili çelişkiler ortaya çıkarmıştır.

LEAVE A RESPONSE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir